DOST DEDİĞİN...
Dostluk her gün 2-3 kere telefonla sohbet etmek değildir...
Dostluk , bu zorunlu bir ihtiyaç gibi her telefonda diğer insanların dedikodusunu yaparak bir şeyler paylaşıldığını zannetmek değildir...
Dostluk , dost bildiğin kişinin mahrem detaylarını bilme ihtiyacı, gereği değildir...
Dostluk , dost bildiğin kişinin senin en kişisel detaylarını bilmesi gerektiği değildir...
Dostluk , her hafta 3-5 kere görüşmek değildir...
3-5 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insanı birden bire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha yeni konuşmuşsun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanın başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve aynı şekilde onun da öyle oldugunu biliyorsan EMİN OL Kİ..... O kişi senin dostundur... Sen de O'nun...
***
BAKIN BUNLAR'DA DOST!!!!!
Neler yapmadım ki be abi,
Reyhanlı olayına Basın yasağı koydurdum saç baş yoldurdum, bütün delilleri örtbas ettim suçu 5 Türk'e kondurdum, Suriye'li kardeşlerimizi yine korudum..
Reyhanlı'yı bile ziyarete gitmedim, IMF'in borcunun son taksidini ödeyerek dış borçları kamufle edip, Reyhanlı olaylarına bağlayıp Türk'lerin Ata'sı Mustafa Kemal'in 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramını Anıtkabir'e gitmemek ve sana gelmek uğruna iptal ettim...
Daha ne olsun be abi...
***
AÇIK KALSIN TEMEEELL...
Hani bir söz vardır ''Ağlarız gülünecek halimize'' diye, bunca dert sıkıntı, üzüntü, geçim derdi varken, şu bizim mucit Laz kardeşlerimiz olmasa gerçekten gülmeyi unutacağız..
Yine yapmış yapacağını bizim Laz uşağu bir kilit icat etmiş her anahtara uyanı...
Yerim seni ben uşağum, kilit olsada olur olmasada ortada o kadar çok hırsız varki onlara kilit bile fayda etmiyor.. Bırak kilidi falan açık kalsın tüm kapılar....




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder