Powered By Blogger

Çarşamba, Ekim 01, 2014

ÖYLE BİR ÜLKEYİZ...

ÇAY VERSENE...
Geçen gün Gömeç'e gittim, çevreyi gezip dolaştım fotoğraf çekip yöre halkı ile muhabbet ettim, bir de yorgunluk çayı içmek için bir kahvehaneye girdim, ortada dolaşan arkadaşa,

- Bir çay rica edebilirmiyim, dedim ve tavşan kanı dedikleri çay anında geldi.. Çayımı yudumlarken gözüm duvardaki fiyat listesine takıldı,

"Çay ver 2 lira,
Çay gönder 1,75 kuruş,
Çay versene 1 lira,
Çay verir misin 50 kuruş" yazıyordu...
 
Sordum?
- Bu tarife özel mi yoksa Belediye tarifesi midir?
güleç yüzlü işletmeci Adnan Ali başladı anlatmaya,
- Müşterilerime kibarlığı öğretiyorum abem dedi, ve devam etti, bizim buraların insanı hoşgörülüdür, sevecendir, yardım severdir, çalışkandır, insandır yani ama gel gelelim danga dunga konuşmayı severler öyle kibarlık falan nedir bilmezler, burada yani kahvede nasılsa evde de aynıdırlar. Malum bu kahve işletmeciliği hizmet işidir, hizmette kusur etmiyoruz da, buraya gelen sanki evinde eşinden, kızından, gelininden çay istermiş gibi çay söylüyor bizde ekmek parası deyip sineye çekiyoruz, çekiyoruz da, haydi yaşlılar neyse ama bıyığı yeni terlemiş yeni yetmeler de aynı yolu takip ediyor, olmuyor. Geçenlerde bir müşteriye kafam bozuldu işte ondan sonra, ne yapıp edeyim de bu müşterilere biraz kibarlık öğreteyim derken, aklıma bu fikir geldi ve "Çay ver 2 lira, çay gönder 1,75 kuruş, çay versene 1 lira, çay verir misin 50 kuruş" yazarak uygulamaya başladım, iyi oldu abi, şimdilerde müşteriler memnun ben memnun geçinip gidiyoruz. Arada bir unutanlar oluyor, okey de , tavla da kaybedenler sinirlenince çay ücretini farklı fiyattan ödüyorlar tabi bu arada şamata da oluyor yani alan memnun satan memnun be abem..
- Şikayetçi olan yok mu?
- Yok abem ne şikayeti alıştılar hoşlarına da gitti, artık her yanlış söyleyen parayı fazlası ile veriyor. Hatta "Adnan sen bize epeyce kibarlığı öğrettin" diyorlar...
Bu arada iki çay daha içmiştim. Gitme vaktim de gelmişti...
- Borcum ne kadar? dedim
Adnan Ali gülümseyerek,
- Yok abem borcun falan yok, dedi
- Yahu ben üç çay içtim nasıl borcum olmaz?..
- Abem senin çay söyleyişin bile çok farklı idi yani bizim fiyat listesinde yok işte o yüzden borcun falan da yok, hatta ben bunu da fiyat listesine ekleyeceğim.
- Her gelen bu tarifeyi uygularsa sen ne kazanacaksın kardeşim dememe kalmadan
- Yok abem aha bunlar (müşterileri göstererek) o dili becerip söyleyemezler diyerek bıyık altı gülümsedi...
- Bundan sonra hergün buradayım aynı tarifeden öderim deyince,
- Canın sağolsun abem yeter ki sen hep gel senin muhabbetin yeter, çay sadece bahane deyince birlikte bastık kahkahayı..
Ve yeni tarifeyi açıkladı;

"Çay ver 2 lira,
Çay gönder 1,75 kuruş,
Çay versene 1 lira,
Çay verir misin 50 kuruş,
Bir çay rica edebilirmiyim Bedava"
Veda ederken elimi uzatıp teşekkür ettim, tokalaştık, helallaştık, sarıldı abem her zaman beklerim dedi...
Güzel bir kaç saat geçirdim güleç yüzlü insanların yöresi Gömeç'te...

Günleriniz güleç yüzlü olsun..
_____________________________
ORMAN YAKARAK OTEL YAPAN TEK ÜLKEYİZ... 
Burası Türkiye arkadaş olmaz olmazlar ülkesi, önce ormanı yakacak sonra aaaa ormanı yakmış şerefsizler diyecek sonra Turizme katkımız olsun diyerek devlet babaya!!  yanaşacak yakılan yere talip olacak ve sümen altından iş bitireceksin..
Burası Türkiye arkadaş varsa paran bir de arkanda bu işlere Bakan!! Orman da yakarsın vatanı da satarsın...

238 hektarlık ormanlık alanın kül olduğu Güvercinlik Koyu'nda 1000 yatak kapasiteli ikinci otel inşaatına başlandı.
Muğla’nın Milas İlçesi’ndeki, 7 yıl önce çıkan yangınla 238 hektarlık ormanlık alanın kül olduğu Güvercinlik Koyu’nda 1000 yatak kapasiteli ikinci otel inşaatına başlandı. Denize yaklaşık 50 metre uzaklıka inşa edilecek ve 60 milyona mal olacak otelin 2017 yılında tamamlanması planlandı.

************
İNSAN VE BİTKİ...

 
Sevgili insanoğlu…

Bu yazıyı yazmak için çok düşündüm. Çünkü bu kadar zalim ve bencil olan yaratıklara değip değmeyeceğini bilemiyordum. Evet doğru duydun sana yaratık dedim. Yanlış bir kelime değil; sen biri tarafından yaratıldığını düşünmüyor muydun?

İşte geleceğim konu bu!
Ağaçlar, orman ve yahut geniş deyimle bitki örtüsü…
Onlar da senin gibi yaratılmış canlılar; tek farkları senin gibi konuşma, düşünme, kendilerini ifade etme yetileri yok. Ama bilinmese de duyguları var. Evet yine yanlış duymadın duyguları var. Seni devamlı şaşırtıp çelişkiler içinde bırakıyorum değil mi insanoğlu? O ot diye tabir ettiğin, aman ne olacak iki üç dal dediğin canlıların duyguları var. Sen havasız kalma diye oksijen üretiyorlar; yani seni düşünüyorlar. İçinde bin bir türlü canlıyı koruyup kolluyor ve yiyecek üretiyorlar. Yine başka canlıları düşünüyorlar.
Sen ne yapıyorsun?
Kendi bencil, menfaat, pis çıkarların için onları gözünü kırpmadan kesiveriyorsun, yakıveriyorsun. Yani canına kıyıyorsun. Hiç biri sana karşılık veremiyor. Kendi içlerinde sessiz çığlıklar atıyorlar. Sadece duyarlı insanlar onların sessiz çığlıklarını duyuyorlar. Menfaatçi bencil insanlarsa kulaklarını tıkamayı yeğliyorlar.
Neden?
Çünkü işlerine öyle geliyor. Kendilerini tatmin etmek içinse bin bir türlü yalana sığınıyorlar. Yok yol yapacağız, insanlar rahat edecek. Yok devlet arazisi gibi aptalca bahaneler. Sen devlet denen bir kurumun arkasına sığınıp bin bir türlü dalavereyi çevir sonra da suçu halka at. Elbette otu yiyen koyunlar suçlu. Bir koçan ot için obayı satıyorsun, ormanları yakıyorsun. Geleceğini hiç düşünmeden.
Hem kendi geleceğini hem ormanların hem de hayvanların geleceklerini…
__________________________
BİTMEZ BU DEVLETİN PARASI
HALKIN ARAZİSİNE "AK SARAY" YAPTI
DEVLETİN AĞASI...

Cumhurbaşkanı için yapılan "AK SARAY"a 700 milyon harcanmış, bu parayla Mars'a üç "UYDU" gönderilirmiş...
*
Önemli değil Tayyip usta öyle veya böyle "MARS"a gerek duymaz tek tek oyunlarla kılıfına "UYDU"rur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder